Tüp Bebek Yöntemiyle Gebe Kalanlarda Çoğul Gebelikler

Tüp Bebek yönteminin dünyada yaygınlaşmasıyla yaklaşık olarak günümüze kadar 1 milyon civarında bu yöntemle oluşan bebek doğduğu tahmin edilmektedir. Sıkıntılı ve yüksek maliyeti olan bu yöntemden sonra oluşan gebelikler yakından takip edilmekte ve yüksek riskli gebelik olarak kabul edilmektedir. Çocuk sahibi olmak için çiftlerin bir süre uğraştıktan sonra tüp bebek yöntemine geçtikleri de göz önüne alındığında bu çiftlerde kadın yaşı da yükselmekte bu da doğum şeklini etkilemektedir. Ayrıca tüp bebek yöntemiyle gebe kalanlarda çoğul gebelik (ikiz, üçüz) riskinin de normale oranla yüksek olması bu gebeliklerin daha özenle takibini gerektirmektedir.

Tüp bebek sonrası ikiz olasılığı 20 kat, üçüz-dördüz olasılığı 400 kat artmıştır. ABD’de yapılan bir çalışmada tüp bebek yöntemiyle gebe kalanların %60 kadarı tekiz, %28’i ikiz ve %4.3’ü üçüz olarak saptanmıştır.


Çoğul gebeliklerde en önemli sorun bebeklerin miadından önce doğarak yaşamlarının tehlikeye girmesidir. Tekiz gebeliklerde erken doğum riski %6 iken, ikiz gebeliklerde erken doğum oranı %44 olmaktadır.Tekiz gebeliklerle kıyaslandığında ikizlerde bebek ölümü oranı 6 kat üçüzlerde 10-20 kat artmaktadır. Erken doğan bebekler özellikle akciğer gelişimini henüz tamamlamamış olduğundan solunum sorunları oluşmakta ve hayatta kalma şansları azalmaktadır. Bu nedenle dünyada tüp bebek merkezlerinde en önemli konulardan biri çoğul gebelik oranını en aza indirmektir. Ülkemizde ikiz gebelik hoş karşılanan, hatta bazı çiftlerce özellikle istenen bir durumdur. Ancak yukarda sözedilen sorunlar gözönüne alındığında çoğul gebeliğin riski nasıl artırdığı ortaya çıkmaktadır. Erken doğan bebeklerde zeka geriliği, felç, körlük, öğrenme bozuklukları riskleri de yüksektir.

Tüp bebek işlemlerinde çoğul gebelik riskini azaltmak amacıyla transfer edilen embriyo sayısının azaltılması planlanmaktadır. Bazı ülkelerde bu konuda kısıtlamalar mevcuttur ve en çok 2 embriyo transfer edilebilmektedir. Ülkemizde tüp bebek yönetmeliğine göre en çok 3 embriyo transfer edilebileceği belirlenmiştir.

Transfer edilen embriyo sayısı 3-4 olduğunda çoğul gebelik oranı artmakta özellikle 5 ve üstünde embriyo transfer edildiğinde daha da yükselmektedir. Gebelik oranları 3-4 embriyo transferinde %40 lar civarında iken 1-2 embriyo transferinde yaklaşık %18-25’e düşmektedir. Bu nedenle gebelik elde etmek için 3-4 embriyo transfer edilmesi en yaygın uygulamadır.

Embriyonun transfer edildiği gün çoğunlukla yumurta toplandıktan sonraki 3. gündür. Günümüzde embriyoyu 5. gün transfer ederek bir süre daha fazla dışarda tutmak böylece en iyilerinin gelişmesini beklemek sonra da bunları transfer etmek planlanmıştır. Böylece transfer edilen embriyo sayısının azaltılması hedeflenmektedir. Blastosist transferi de denilen bu yöntem dünyada ve ülkemizde de yaygın olarak kullanılmaktadır. Transfer edilen embriyo sayısını daha da düşürerek 1 embriyo transfer edilmesi böylece çoğul gebeliğin en aza indirilmesi tartışılan önemli bir konudur.

Üzerinde durulması gereken diğer bir konuda  tüp bebek yöntemiyle üçüz ya da dördüz olması durumunda bir ya da iki bebeğin gebeliğin 10-12.haftaları arasında alınmasıdır. Buna fetal reduksiyon adı verilmektedir. Yöntem anne karnından bir iğneyle geçerek yok edilmek istenen gebelik kesesinin içine girilmesi ve ilaç uygulayarak bebeğin yok edilmesidir. Üçüz bir gebelik ikize indirgendiğinde hepsini kaybetme yani gebeliğin düşükle sonuçlanma olasılığı %5, dördüzün ikize indirgenmesi durumunda risk %8 kadardır. Dördüzlerin ikize indirgenmesinin yararlı olduğu gösterilmiştir, çünkü dördüz gebelikde erken doğumla bütün bebekleri kaybetme oranı çok yüksektir. Üçüz gebelikler konusunda tartışma sürmekle birlikte son yapılan çalışmalarda indirgeme yapılması durumunda yararların daha fazla olacağı belirtilmiştir.
 
 

Doç. Dr. Meriç KARACAN
 
 
 
 

Tüp bebek (IVF)

© 2019 Doç. Dr. Meriç Karacan. All Rights Reserved.